
Dünyanın en önemli yenilenebilir doğal kaynaklarından biri olan ormanlara gerekli önemin verilmediğini gören Avrupa Tarım Federasyonu (CEA); 21 Mart gününü Kuzey yarım küresinde ilkbaharın, Güney yarım küresinde de sonbaharın başlangıç günü olarak kabul etmiş ve Birleşmiş Milletler Gıda Örgütü (FAO) kanalı ile bunun bütün dünya ülkelerine tavsiye edilmesini sağlamıştır. O günden bu yana 21 Mart, “ Dünya Ormancılık Günü”, 21 Mart'ı içerisine alan hafta da “Orman Haftası” olarak kutlanmaktadır. Ülkemiz bu uygulamaya 1975 yılında dahil olmuştur.
Ormanlarımızın % 93'ü doğal ormandır
Ülkemizin toplam alanının % 26.8'ni kaplayan kayıtlı orman alanı 20.7 milyon hektardır ve bunun yaklaşık 8.5 milyon hektarı iyi vasıflıdır. Geriye kalan 12.2 milyon hektar orman alanının ise erozyona maruz kalmaması için rehabilite edilmesi gereklidir.
Bugün toplam ülke yüzeyinin % 26.8'ini kaplayan ormanlarımızın % 93'ü doğal ormandır. Ancak ne yazık ki, 1950-1997 yılları arasında ormanlar aleyhine yapılan “yasal düzenlemeler” ile orman alanlarımızın % 56'sı yok olmuştur. Aynı dönemde ülke genelinde 1 milyon 180 bin hektarlık alan ormansızlaşmış, sadece Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı yangınında 200 bin nüfuslu bir kentin yıllık oksijen tüketimini karşılayabilecek 4 milyon ağaç kül olmuştur. Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana 3 milyardan fazla ağaç, 72 bin orman yangınında kaybedilmiştir. Ve hâlâ ülkemizde yılda ortalama 2 bin orman yangını çıkmaktadır.
Her Gün 400.000 Kamyon Dolusu Toprağımız Erozyonla Gidiyor
Türkiye, her yıl tarım alanlarından 500 milyon ton, tüm ülke yüzeyinden 1 milyar 400 milyon ton verimli toprağını erozyonla kaybetmektedir. 1 cm kalınlığında verimli toprağın oluşması için 500 yıl, tarım için gerekli asgari alan olan 40 cm derinliğinde toprağın oluşması ise yaklaşık 20 bin yıl gerekmektedir.
Toprakla Dayanışma İçin 1 Milyon Kampanyası Devam Ediyor
Özellikle 2003 yılı sonbaharında gerçekleşen orman yangınları toplumumuzun bu konudaki hassasiyetini arttırmıştır. TEMA Vakfı, toplumda oluşan bilinç ve tepkiyi harekete geçirmek amacıyla Türk insanının kendi topraklarına sahip çıkmasını sağlayacak milli bir bilincin güçlendirilmesini hedefleyen Toprakla Dayanışma İçin 1 Milyon Fidan Kampanyası başlatmıştır.
Bir karış toprak daha kaybetmemek için 7 Mart'ta 12 ulusal televizyon kanalı ve çok sayıda yerel kanalın desteği ile milyonları ekran başına toplayan TEMA Vakfı, “Toprakla Dayanışma İçin Bir Milyon Fidan” kampanyası kapsamında şu ana kadar 603 bin fidana ulaşmıştır. Cumhurbaşkanının himayesinde gerçekleştirilmekte olan kampanyaya, başta halkımız olmak üzere aralarında Çevre ve Orman Bakanlığı, Genel Kurmay Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin bulunduğu birçok kurum ve kuruluş destek vermiştir.
Temiz hava ve bol oksijen için, küresel ısınmayı önlemek, toprak oluşumunu hızlandırmak, erozyon ve çölleşmeyi, su kaynaklarımızın kurumasını önlemek, odun hammaddesi üretimine katkıda bulunmak, binlerce aileye iş imkanı yaratmak, kişi başına düşen orman alanını sabit tutabilmek, daha düzenli bir iklim ve yağış düzenine sahip olabilmek, ormanlarda yaşayan canlılara yaşam ortamı sağlamak, biyolojik zenginliğimizi korumak ve gelecek nesillere sağlıklı bir ortam bırakmak için başlatılan kampanyamız halen devam etmektedir.





